Kişisel Site

Çocuklarda Duygusal Gelişim

9 Aralık 2013 | Yazar: admin | Henüz yorum yapılmamış | 385 views Görüntülenme

Duygu, yaşadığımız süreç içerisinde karşılaştığımız olaylara karşı gereken tepkiyi verebilme adına bizleri yönlendiren hislerdir. Kişi yaşamı boyunca bu kavram altından yer alır ve yaptığı eylemlerin hepsi bir duygu sonucunda şekil alır ve tepki olarak dile gelir.

Duygu issi varlığımız itibariyle var olan bir histir. Bizler sadece tepki olarak görselliğini ortaya çıkarırız. Yani tepki vermemize neden olur. Eğer ki içinde bulunduğumuz durum bizi öfkelendirmeye sebep veriyorsa önce bu duyguyu hisseder ve beynimizin gönderdiği sinyal ile öfke şekline bürünürüz.

Çocuklarda yaşanılan duygusal gelişim diğer gelişimlere paralel olarak gelişmektedir. Yani bebek her ya gelişimini gerçekleştirirken bedenen, beraberinde duygusal gelişiminde paralel olarak gelişir. Duygusal gelişinin tam anlamıyla gelişimini tamamlaması için paralel olarak gelişen gelişim sürecinin de tam anlamıyla kendisini tamamlaması gerekmektedir. Burada ebeveynlere düşen sorumluluk oldukça fazla ve hassastır.

Çocuklar yaşadıkları duygu sonucunda olaylara tepki verir ve davranışlarını şekillendirir. Duygular ile çocuk öğrenir ve iletişim kurmaya başlar. Ki çocuk için iletişim oldukça önem taşımaktadır. Kurması gereken arkadaş ilişkilerini daha sağlıklı kurar ve ifade anlamında zorluk çekmez.

Çocuk duygusal gelişimini ilk olarak anne ile sağlar. Doğdu andan itibaren emzirme ile dokunuşlar başlar ve duygusal bağ gelişimini başlatmış olur. Bu duygusal bağ gelişimini devam ettirdikçe çocuk ağlama, huzursuzluk, sevgi, sevinç, hüzün, paylaşım gibi birçok duyguyu anlamlandırır ve nerde hangi duyguyu dile getirmesini öğrenir.

Çocuk olaylar karşısında az tepki ya da çok tepki ile sizlere cevap veriyorsa bu çocuğun duygusal gelişiminde bir sorun vardır sinyalini verir. Çocuk içine kapanık bir tavır içerisinde bulunuyorsa, bu içine kapanıklılık çok fazla bir duygusal yapıya sahip olduğunu ve iletişim sorununu yaşayarak kendini ifade etmede zorlandığından dolayı kendini daha çok toplumsal olaylardan ki geri çekerek yalnızlığı tercih eder. Bu durum hem ebeveynleri zor durumda bırakır hem de çocuk toplumsal çevrede var olabilme adına sıkıntı yaşamasına sebep olur.

Böylesi bir durumda yapılması gereken çocukla paylaşımları artırarak yanınızda olduğunuzun bilincine vardırarak yaşadığı duygunun yanlış olduğunu anlatabilirsiniz. Çocuğa bu durumda en iyi gelecek olan çözüm okul öncesi eğitimlerin olduğu okullardır.

Tam tersi bir durum olan fazla dışa dönüklükte duygu gelişimin yetersiz olgununun belirtisidir. Eksik alamadığı edinemediği duyguları çocuk bir şekilde tamamlamaya çalışır ve genellikle topsal çevrede hırçın, agrasif bir durum ile göze çarpmaktadır. Okul öncesi gidilen okullarda arkadaş ilişkilerinde sadece benmerkezcilik duygusundadır ve paylaşım söz konusu değildir. Bu paylaşımsızlık sonucunda ise karşıdaki kişiye dili ile tepkide bulunur. Dil ile tepkiyi yetersiz gördüğü anda ise kavga eğiliminde rahatlıkla bulunabilir.

Her iki durumda da ebeveynler olarak çocuğu takip altında tutarak ve okuldaki öğretmenin bilgilendirme yardımı ile sorun zor bir süreçte olsa zaman isteyen kavrama bürünse de çözüme ulaşmış olmaktadır. Aşılamayan durumlar söz konusu olduğunda bir doktora başvurma ihtimalini unutmamak gerekiyor.

Ebeveynler her ay gün be gün gelişen çocuğun dünyası ile kendi dünyasını da geliştirmek ve çocuğun her türlü isteğine belirli kurallar çerçevesinde cevap vermek zorundadır. Ailelerin çocukların duygu anlarını anlamaları adına çocuğu ile kuracağı empati oldukça faydalı olacaktır.

‘1’ yaşında çocuk, bazen olaylara kayıtsız bazen de heyecanlıdır. Yani değişken bir ruh yapısına sahiptir. İfadeleri mimikler ile anlaşılabilmektedir.

‘2’ yaşında çocuk, duygular kısa süreli değil uzun sürelidir. Olumsuz duygular ön plandadır, korku, endişe vb. bağımlılık, atılganlık ve kızgınlık bir aradadır.

‘3 ‘yaşında çocuk, karamsarlık söz konusudur. Mimiklerle beraber kelimelerde ifadeye eklendiği dönemdir.

‘4 ‘yaşında duygu sisteminin oturmaya başladığı dönemdir. Güven hissi ön plandadır.

‘5 -6 ‘yaşında ise aile içi yaşanan duygulara kayıtsız olmadığından uzun süreli duyguları yaşar ve kıskançlık, korku ve hırs ön plana çıkmaktadır.

Benzer Yazılar

Çocuk Psikolojisi
Çocuklarımız bizim en değerlimizdir. Onlar için yoktan var etmeye çalışırız, olmayanı'da oldururuz. Belkide hata yaparız, onların her dediğini yapmak onları bize kazandırmak yerine kaybettirir. Çünkü her dedikleri olduğunda elindekilerin kıymetini anlamazlar. Tıpkı biz büyükler gibi oysa ki bir şeyleri eksik olur...
Baş Ağrısını İlaçsız Olarak Geçirmenin Yolları
Öncelikle şunu belirtmek isterim ki sürekli olarak baş ağrısından solayı alınan ağrı kesiciler , baş ağrısını kronik bir hala dönuşturur ve o saatten sonra artık ağrı kesicilerde çok fazla etki etmez.Ülkemizde her 3 kişiden birinin bu rahatsızlığı çektiğini düşünursek , önemini daha iyi kavramış oluruz....
Vicdanınızın Sesi ‘Çocuk’
Hayat akıp giden bir zaman tünelidir. Bu zaman tünelinde her an aynı rota izlenilmez. Sosyal hayat denilen bir çevre söz konusudur ki, bu çevre çoğu zaman yaşama dair ritimlerimizi bozar ve geçtiğimiz zaman tünelinden bize dar kalıplar içersinde geçme gibi bir olumsuzlukla karşılaştırır. Bu olumsuzluklar karşısı...

Yorumlar