Kişisel Site

Çocuklarda Ağlama

8 Aralık 2013 | Yazar: admin | Henüz yorum yapılmamış | 494 views Görüntülenme

Her insanda var olan ağlama duygusu olması gereken bir durumdur. Kişinin yaşadığı hayat şartları, sosyal çevre bunlara en büyük etkendir. Kişinin olaylara karşı verdiği tepkilerden biridir ağlamak. Fakat bu durum çocuklarda çok daha fazladır. Bunun nedeni ise kendini ifade etmekte henüz gelişmemiş bir karaktere sahip olmasıdır. Yani her çocuk ağlar. Çocuklarda bu ağlama süreci geçici dönemlerden biridir. Bu döneme 2 yaş sendromu da denilmektedir. Çocuk kendini ifade edebilme adına ya da dediğini yaptırma aşamasında oluşturduğu bir durumdur.

Bebeklik döneminde bebeği susturma yöntemleri çocuk dönemindeki susturma yöntemlerine göre daha kolaydır. Anne ağlayan bebeği anlar ve ya uyku ihtiyacını ya emme ihtiyacını ya da yanında olma hissi ihtiyacını kolaylıkla karşılar ve bebek susar. Fakat çocukluk evresinde bu biraz daha güçtür. Yani çocuğun isteklerini anlamada ve eğer ki istekler yanlış doğrultuda ise doğru yöne yönlendirilmede oldukça güçlükler çekilebilir.

Çocuk artık çevresinde olup bitenleri algılamakta ve tepkilerini konuşma yolu ile dile getiremiyorsa, kızma bağırma, genelliklede ağlama şeklinde ortaya koymaya çalışır. Burada ailenin çocuğa sunduğu tepki oldukça önem taşımaktadır. Sunulan tavır karşında çocuk ona göre şekil alır ve ona göre davranışlar sergilemeye başlar.

Genellikle çocuklar gözyaşlarını bir silah olarak kullanır ve anne ya da babanın bir şekilde tepkisiz kalmayacağını bilir. Bu durumda anne ve baba bunun bilince olarak olaya hâkimiyet sağlamasını becerebilmeli ve konulan bazı kurallardan taviz verilmemelidir.

En basit silinemeyen kuralların başında yemek yeme ve uyku düzenine itiraz olarak çocukların gözyaşlarına yenilmemektir. Çocuklar yemek yeme eğilimine itiraz sebepleri aslında anne ve babanın dikkatini çekmek ve odak noktası haline gelmeyi başarabilmektir.

Anne ve baba unutmamalı ki çocuk da bir acıkma hissine sahiptir ve illaki yemeğini yiyecektir. Bu durumda büyük bir itirazla ağlayan çocuğa oyun şeklinde alternatifler geliştirmenin yanı sıra sıkı bir iletişim kurarak gerekirse ağza her konulan lokmada yemek yeme eğleminin gereksimini dile getirmektir.

Dikkat edilmesi gereken nokta ise konuştuğunuz kişin çocuk olduğunu unutmamanız ve kısa net cümleleri sık sık tekrarlamanız olacaktır.Başa çıkılamayan bir ağlama itiraz nöbetinde ise çocuk az biraz da olsa kendi haline bırakılmalı ve ağlanınca önemsenmediğinin farkına varılmasını sağlamaktır.

Bu süreç sinir bozucuda olsa sonucunda ağlamaktan vazgeçen bir çocukla karşılaşılacak ve yemek yemek istediğini bir şekilde dile getirecektir. Taviz verilmeyen davranışlar karşısında sık sık ağlama krizinde olan çocuk istemeden de olsa bu ağlama krizlerinin sayısını azaltmak zorunda kalacaktır. Önemli olan kararlı davranmak ve taviz vermemektir. Bu süreç gerçekleştirilirken katı bakışlar ya da cümleler ile değil, yumuşak ve kararlı bakışlarla şirin sözler olmalıdır.

Aynı şekilde en büyük sorun uyku esnasında ağlayan çocuklardır. Uyuma eylemini gerçekleştirmeme adına ya uzun uzun ağlar ya da birçok bahane ile duygusal olarak sizi etkisi altına almaya çalışır. Bu uyku ağlama dönemlerinde anne ve babanın keskin karar altında çözüm üretmesi ve çocuğa alternatifler sunarak çözüm bulması gerekmektedir. Bu çözümler arasında hikâye okuma ilk sıradadır. Hikâyeyi kendiniz ko anki psikolojik durumuna göre şekillendirebilir ve sakinliğe büründürebilirsiniz. İkinci kolay yol ise herkesin uyuduğunun ıspatını yapabilmektir. Işıklar kapanır ve herkes uyur.

Çocuk hala bir ağlama şeklinde ısrarlı davrandığı takdirde odan çıkılmalı ve çocuk kaç yaşında ise o kadar dakika yalınız kalması sağlanır. Odaya döndüğünüzde çocuk sakinleşmiş olacaktır. ve tekrardan uyuma eylemi gerçekleştirilmesi üzere harekete geçilmelidir. Çocuğunuzun güvende hissini yaşaması adına sarılabilir ve öpebilirsiniz. Fazla bir endişe söz konusu ise yanına en sevdiği oyuncağı bırakabilirsiniz.

Unutmayalım ki, çocuklar verdiğiniz tepkiler sonucunda ağlamayı size bir silah olarak kullanmayı huy edinebilir ve sizin duygusal yönünüzden kolayca faydalanabilir. Başa çıkılamayan ağlamalar da bir psikiyatri yadımı alabileceğinizde unutmamalısınız.

Benzer Yazılar

Çocuk Psikolojisi
Çocuklarımız bizim en değerlimizdir. Onlar için yoktan var etmeye çalışırız, olmayanı'da oldururuz. Belkide hata yaparız, onların her dediğini yapmak onları bize kazandırmak yerine kaybettirir. Çünkü her dedikleri olduğunda elindekilerin kıymetini anlamazlar. Tıpkı biz büyükler gibi oysa ki bir şeyleri eksik olur...
Baş Ağrısını İlaçsız Olarak Geçirmenin Yolları
Öncelikle şunu belirtmek isterim ki sürekli olarak baş ağrısından solayı alınan ağrı kesiciler , baş ağrısını kronik bir hala dönuşturur ve o saatten sonra artık ağrı kesicilerde çok fazla etki etmez.Ülkemizde her 3 kişiden birinin bu rahatsızlığı çektiğini düşünursek , önemini daha iyi kavramış oluruz....
Vicdanınızın Sesi ‘Çocuk’
Hayat akıp giden bir zaman tünelidir. Bu zaman tünelinde her an aynı rota izlenilmez. Sosyal hayat denilen bir çevre söz konusudur ki, bu çevre çoğu zaman yaşama dair ritimlerimizi bozar ve geçtiğimiz zaman tünelinden bize dar kalıplar içersinde geçme gibi bir olumsuzlukla karşılaştırır. Bu olumsuzluklar karşısı...

Yorumlar